Hanif Murat

Hüküm Yalnız Allah'ındır!

Anasayfa Hüküm Yalnız Allah'ındır ŞİİLERİN HADİSLERİ
ŞİİLERİN HADİSLERİ

Teorik olarak Şiiler de Sünni bakış açısına sahip olmalarına karşın, ne hikmetse “Ehlisünnet ve’l cemaat” adı altında dört ameli mezhebin seçildiği 11’inci asırda Nizam’ül Mülk tarafından sünnet dışı ilan edilmişlerdir. Nitekim Şiiler de hadisleri dinin en temel kaynakları arasında gösterirler. Ancak Sünni ve Şiilerin hadis koleksiyonları birbirlerinden tamamen farklıdır. Çünkü Şiilerin hadis usulü, Sünnilerden başka bir kaideye yaslanmaktadır. Sünnilere göre her sahabe adil ve yıldızlar gibi olduğundan hadis konusunda istisnasız hepsi muteberdir. Şiiler ise Ali’ye yakın olmayan ashabın tamamını kâfir olarak tanıdıklarından, sadece Ali’yle samimi olanlardan hadis rivayet ederler.  

Şii dünyasında da Sünni literatüre benzer bir şekilde pek çok hadis kitabı derlenmiştir. Ancak onlar Sünnilerin 6 veya 9 tanesini seçtikleri gibi 4 tanesini mutlak sahih kabul etmektedirler. Diğer kitaplar da ihtiyaca mebni olmak üzere mollaların ellerinin altında bulunmaktadır. Bu dört kitap: Ebu Cafer, Muhammed b. Yakub El Kuleyni’nin yazdığı “El Kâfi”, Muhammed b. Ali El Kummi’nin tedvin ettiği “Men Lâ Yahzuruh’ul Fakiyh” ve Muhammed b. Hasan el Tusi’nin derlediği “Tehzib’ül Ahkâm” ve “El-İstibsâru fi Muhtelefe fihi mine’l Ahbâr” kitaplarıdır. Bu eserlerden Kuleyni’nin El Kâfi’sinde 16199, Kummi’de 9044, Tusi’nin Tehzib’ül Ahkâm’ında 13059 ve diğer kitabında 5511 hadis olmak üzere toplam 43813 hadis bulunmaktadır.  

Bu kitapların tedvini Kütübü Sitte’den bile iki yüzyıl sonra gerçekleşmiştir. Kuleyni: 939’da, Kummi: 991’de, Tusi: 1068’de helak olmuşlardır. Yazarlarının ölüm tarihlerinden de görüleceği üzere bu kitaplar, Peygamber Efendimizin vefatından tam 4-5 asır sonra kaleme alınmıştır. Bu durum merkez kaç kuvvetinin çok daha güçlü olacağının en bariz delilidir. Gaybet döneminde mehdi’ye sunulup: “Bu kitap Şiamıza kâfidir (yeterlidir).” okeyini olan Kuleyni’nin El Kâfi’si tartışmasız bir numaradır. Mehdinin tasdiklediği bu kitaptaki tek bir hadisi bile hiçbir Caferi’nin reddetme olanağı yoktur.  

Caferi hadis koleksiyonun kendisine has özelliği ise imamların tamamını da hüccet kabul ettiklerinden, onların sözlerini de hadis olarak kabul etmeleridir. Bu alanda da pek çok çalışma yapılmış olup, bunların en meşhuru Hz. Ali’nin hutbeleri, mektupları ve sözlerinin derlendiği iddiasındaki Nehcül Belağa’dır. Şerif Radiy Muhammed b. Hüseyin’in (ö.1015) yazdığı bu kitap, Caferi itikadının temellerinden birisidir. Hz. Ali’nin vefatından 450 yıl sonra derlenmiş bu kitabın mahiyetinde ki uzun hutbelere bakıldığında, bunların Hz. Ali’ye nispetini kabul edebilmek aklı ve mantığı tamamen hiçe sayıp tamamen duygusal yaklaşmaktır. Her bir hutbenin sayfalar tuttuğu bu kitabın sahihliğine Arapların astronomik hafızalarını kabul etsek bile 450 yıl boyunca bu kadar uzun metinlerin dilden dile doğru aktarılamayacağı üç yaşındaki çocuğun bile kolayca algılayabileceği bir gerçektir. Ayrıca kitapta bulunan ve İslam âlemine hicri 3’üncü asırdan itibaren temayüz eden pek çok felsefik terim ve anlatım da bu kitabın İmam Ali’ye ait olamayacağını gün gibi ortaya koyar.  

Sünnilerin hadislerine getirdiğimiz eleştirilerin aynısı şia hadisleri için de geçerli olduğundan ayrıca bir reddiye yazmayı gerekli görmedik. El Kâfi’den yaptığımız birkaç iktibastan da açıkça görüleceği üzere şia hadisleri Sünnilerinkinden hiç de geri kalmayacak derecede hurafeler, mitoslar, çelişkiler, yalanlar, palavralar ve iftiralarla doludur. Hz. Peygambere yüz binlerce iftira atanların İmam Ali, Hasan, Hüseyin ve diğerlerine de kolaylıkla iftira atabilmeleri olağandır.

 

Bu sitedeki tüm materyaller Allah rızası için vakfedilmiştir. Kaynak göstermek koşuluyla, izne gerek duyulmadan her türlü iktibası yapabilirsiniz.

www.hukumallahindir.com 

 

Hüküm Yalnız Allah'ındır isimli kitabımıza göstermiş olduğunuz yoğun ilgiden dolayı çok teşekkür ederiz.