Hanif Murat

Hüküm Yalnız Allah'ındır!

Anasayfa Hüküm Yalnız Allah'ındır SONUÇ
SONUÇ

Bu sayfaya kadar geldiyseniz, artık anlamışsınızdır neden biz Müslümanların bu acı duruma düştüğümüzü. Ahiretin de ellerimizden uçup gittiğini görmek, sizi de en az benim gibi hüzünlendirmiştir sanırım. Ancak çaresiz değiliz. Reçetemizi bulmak için define arar gibi kerameti kendinden menkul haritalara itibar ederek, her tarafı delik deşik etmek zorunda da değiliz. Yapmamız gereken; atalarımızın duvarda da olsa bize miras bıraktığı Kuran’ı bir açmak. Ve görmek hakikati tüm çarpıcılığıyla… Korkmadan, ürkmeden insanlardan ve dogmalardan… İnançla, samimiyetle ona yaklaşmak. Böylece Rab, kimilerinin kalbine buzağı sevgisi içirmişken (2:93) bizim de gönüllerimize Kuran muhabbeti yerleştirecektir. Bu aşktan alacağımız lezzet, uğrunda çekeceğimiz her türlü cefaya yeter de artar bile. Muhtaç olduğumuz kudret; Kuranımızdaki ayetlerde mevcuttur. 

Tüm bu sıkıntıların arkasında tek ana sebep vardır. Dinin kaynağının ne olduğu istifhamı. Yanlışlar piramidinin tabanını bu işgal eder. Eğer bu rezil blok çekilirse tüm batıl yapıların sanki hiç yokmuş gibi çökeceği ortadadır. İslam dinin biricik sahibi vardır: O da ALLAH. Ve O’nun dininde O’nun sözlerinden başka hiçbir beşeri kavle yer yoktur. İnşallah elinizdeki bu çalışma, bu mukaddes davaya mütevazı bir katkı sağlayacaktır.  

Din yalnız ALLAH’a özgülendiği takdirde; bizi birbirimize kırdıran, dünyada rezil rüsva, perme perişan eden ihtilaflardan kurtulmuş olduğumuz gibi, ahirette de bunun semerelerini alacağız. Binlerce çelişki içerisindeki dini (!)  görüp de pamuk ipliğiyle tutturulmuş bir inanca sahip kitleler, ayne’l yakine kavuşacaklar. İmanını, midye kabuğunda eciş bücüş zorlamayla çıkarılan ALLAH lafzına ipotek edenler, Kuran’ı tanıdıklarında evrenin her köşesindeki ALLAH damgasını görecekler. Böylelikle, uçurumun kenarındaymışçasına ve işler hep yolundayken yarım yamalak kulluk edenler (22:11), iman dağının doruklarına ulaşacaklar. Nasıl olsa bağışlanacağız (7:169; 3:23, 24; 2:80-82) uydurmasıyla (23:102, 103)  miskinliğe mahkum olmuş ümmet, silkinip şaha kalkacak. Hem ALLAH’la hem de dünyayla arasına geçirilmiş bariyerleri aşarak, layık olduğu halifelik konumuna tekrardan kavuşacak. Ve ALLAH nasıl davranacağımızı test etmek için arzı bizlere verecek. (7:129) Çünkü yeryüzü ALLAH’ın Salih kullarına mirastır. (21:105; 7:128, 129; 22:41) 

Bazı yerlerde kendimi elimden geldiği kadar tutmama rağmen üslubum sertleşmiş olabilir. Lakin bunu “dost acı söyler” özdeyişi çerçevesinde algılayın. Belki maksadımızı da aşmış olabiliriz; mazur görün. Halkının, sevdiklerinin ve kardeşlerinin göz göre göre ateşe yuvarlanmasına seyirci kalamayan birisinin feryatları olarak kabul edin. Garezimiz, olan bitenden habersiz avama değildir. “İnandıkları kitabı neden okumadılar.” diye sitemimiz olsa da, şeytanların önlerine serdikleri barikatları bildiğimiz için hoş görebiliriz onları: Daveti işitecekleri ana değin. Ancak bizimle, ALLAH’la aldatan (31:33; 35:5)  sahtekâr din adamları ve çağrıyı duyup da hala hizaya gelmeyenlerle aramızda: “Onlar yalnızca ALLAH’ın sözlerine iman edinceye kadar nefret ve düşmanlık belirmiştir.” (60:4-6) Burada serdettiğimiz her türlü hakareti üzerlerine alınsınlar. Onları kastettik. Ve pişman da değiliz.  

İnşallah, her türlü tabunun yıkıldığı, tüm dengelerin yerle bir olduğu asrımızda, tağut düzenleri yerini halis İslam’a bırakacaktır. (39:3, 11). ALLAH’ın nurunu ağızlarıyla söndürmek isteyenler, (9:32; 61:8) yaklaşık beş asırdır göreceli bir zafer edinmişler. Lakin unutulmaya bıraktıkları, okunmasını engelledikleri, hayattan dışladıkları,  eksik, yetersiz, anlaşılmaz, mücmel, tarihsel diye damgaladıkları Kuran, tekrardan gün yüzüne çıktı. Yalancıların çenelerini kapatmaya başladı bile. Tüm bu korkuları, tedirginlikler, iftiraları, taşkalaları ve telaşları bundandır. Artık yolun sonu göründü. Ne kadar çabalarlarsa çabalasınlar asla eski zulüm ve karanlık dönemlerine dönemeyecekler. Fitne kalmayıncaya din de yalnız ALLAH’ın oluncaya kadar karşılarında biz Hanifleri bulacaklar. (2:193; 8:39) 

6:57 De ki: “Şüphesiz ben Rabbimden kesin bir kanıt üzereyim. Ve onu yalanladınız. Acele istediğiniz (azap) benim yanımda değildir. Hüküm yalnız ALLAH’ındır. O hakikati anlatır. Ve O, ayıranların en hayırlısıdır.”

 

Bu sitedeki tüm materyaller Allah rızası için vakfedilmiştir. Kaynak göstermek koşuluyla, izne gerek duyulmadan her türlü iktibası yapabilirsiniz.

www.hukumallahindir.com 

 

Hüküm Yalnız Allah'ındır isimli kitabımıza göstermiş olduğunuz yoğun ilgiden dolayı çok teşekkür ederiz.