Hüküm Yalnız Allah'ındır!
| HÜKÜM YALNIZ ALLAH'INDIR |
|
6:114 “ALLAH’tan başka hüküm koyucu mu arayayım? Oysa O size kitabı ayrıntılı bir şekilde indirmiştir…” Ayet, kinayeli bir soruyla “ALLAH’tan başka hüküm koyucu mu arayayım?” diyerek başlıyor. Ve kitabın ayrıntılı bir şekilde olduğunun da altını çizerek herhangi bir itiraza yer bırakmıyor. Ancak şakiler, bu ayete meydan okurcasına önce Kuran’ın ayrıntılı olduğunu tırpanlamışlar ve en temel “hükmün yalnız ALLAH’a ait olduğu” kaidesini bin bir alicengiz oyunlarıyla bertaraf etmişlerdir. Tevhit üzerine yüzeysel bir şekilde düşünen herkesin ALLAH’tan başka hüküm koyucu edinilmeyeceğini fark etmesi gerektiğini ayet içerisinde barındırıyor. Cevabı belli soruyu sorarak. Kuran; “dinin sahibi sadece ALLAH olduğuna göre, bu dinde hüküm de yalnız ona aittir” gibi herhangi bir çetrefili yanı olmayan, geri zekâ seviyesine sahip kişilerin dahi algılamakta zorluk çekmeyecekleri temel bir önerme yapıyor. Ancak bu önerme, geri ve vasat zekâ sahiplerini sürüleştirmiş olan cinlerin işlerine gelmediği için hiç de içinden çıkılmaz, karmaşık, anlaşılmaz, algılanması için yüzlerce kitap devrilmesi ve en nihayetinde “Hayır! ALLAH’ın hüküm konusunda ortakları vardır, olmalıdır.” şeklindeki bir cevaba dönüşüyor. Koro halinde utanmazca verilen bu cevabın arkasındaki etmenlere birazdan değineceğiz. Lakin nakıslığı ALLAH’ın zatına izafe edenlerin cüretine şaşmıyor değiliz. Aslında bu konu ALLAH’ın oğlu olup olamayacağına benzer bir tartışmayı da beraberinde getirmektedir. Nasıl ki birileri ALLAH’ın oğlu olabileceğini iddia ediyorsa, bazıları da ALLAH’ın hâkimiyette ortaklar seçmiş olduğunu ya da bazılarına yetkiler verebileceğini belirtebilir. Sonuçta ağzı olanın konuştuğu bir dünyada yaşıyoruz. Fakat İslam dini, felsefik tartışmaların ötesinde üst bir referanstan doğmuştur. Eğer bu fevkimizdeki metin hesaba katılmadan konuşulacak olursa, ALLAH’ın oğlu olabileceğine dair de yüzlerce mantıksal delil getirilebilir. Biz Müslümanlar nezdinde itibar edilecek tek bilgi ALLAH’ın sözleridir. Mantıksal çıkarımlarımız, dogmalarımız, çevremiz, atalarımız, kişisel kanaatlerimiz ve benzerlerinin hiçbir surette ehemmiyeti yoktur. Örneğin; Kuran, ALLAH’ın oğlu meselesinde hepimizi ters köşeye yatıran bir çıkış yapar. 43:81 De ki: “Eğer Rahman’ın bir oğlu olsaydı ona tapanların ilki ben olurdum.” Bu ayette çok açık bir şekilde şu vurgulanıyor; ey Müslümanlar ALLAH’ın oğlu misalinde olduğu gibi en uçuk kaçık durumlarda bile sizin tek referansınız ALLAH’ın sözleridir. Eğer ALLAH bir oğlum var demişse size düşen “olur mu böyle şey?” demek değil, işittik ve itaat ettik demektir. Velhasıl, biz Müslümanlar için ALLAH’ın bir oğlu olduğuna inanmıyorsak Kuran’da böyle yazdığı içindir. Eğer Kuran’da aksi yazıyor olsaydı biz ona iman eder ve gereğini yapardık. Hüküm konusu da böyledir. Şimdi ben hükmün yalnız ALLAH’a ait olmasına dair onlarca mantıksal ve felsefik deliller sıralayabilirim. Bu karşıt görüşe de aynı hakkı vermek anlamına gelir. Onun için her konuda olduğu gibi bu konuda da tek dayanağımız olan Kuran’a müracaat etmeliyiz. Ve hükmün kime ait olduğuna orada bakmalıyız. Bu, tartışmaları “sidik yarışı” olmaktan öte ilmi bir hüviyete sokar. 12:40 O’nun berisinde sizin ve atalarınızın kutsadığı isimlere tapıyorsunuz. ALLAH, onlar hakkında bir kanıt indirmemiştir. Hüküm yalnız ALLAH’ındır. O kendisinden başkasına kulluk etmemenizi emretmiştir. İşte dosdoğru din budur. Lakin insanların çoğu bilmezler. Ayrıca bkz. (2:213; 3:23; 4:105; 5:44, 45, 47, 48, 49, 50; 6:57, 62; 12:40; 13:41; 17:46; 18:26; 28:70; 28:88; 40:12; 42:10; 43:44; 60:10 ) gibi pek çok ayetinde Rabbimiz, “din konusunda” hükmün yalnızca kendisine ait olduğunu üstüne basa basa belirtmiştir. Din konusunda parafını kitabın ilerleyen bölümlerinde detaylı bir şekilde irdeleyeceğiz. Dinle ilgili olmayan alanlarda ise insanlar kendi aralarında muayyen konularda hükümler verebilirler. Ancak mahşerde, aynen dinde olduğu gibi hüküm yalnız ALLAH’ındır. Tüm kullarını hakkıyla yargılayacak olan O’dur. (39:3; 39:46; 22:56; 22:69 27:78; 16:124; 4:141; 3:55; 2:113) 39:3 İyi bilin halis din ALLAH’ındır. O’nun berisinde evliyalar[1] edinenler: “Onlara bizi ALLAH’a yaklaştırsınlar diye tapıyoruz.” derler. ALLAH, ihtilaf ettikleri konularda aralarında hükmünü verecektir. Şüphesiz ALLAH, yalancı ve nankörlere hidayet vermez. Din hususunda hükmün yalnız ALLAH’a ait olduğuna kanaat getirdikten sonra; “ALLAH’ın bu hükümlerini nereden öğrenebileceğiz?” sorunsalına cevap arayabiliriz. ALLAH kitabında bu suale farklı varyasyonlarla hep Kuran’ı göstererek yanıtlamıştır. (6:114) ayetinde kitabın ayrıntılı olduğu vurgulanarak bu soru cevaplanmıştı. Gene bunun gibi pek çok ayet ALLAH’ın hükümlerini sadece onun kitabından edinebileceğimizi söyler. 7:2 Sana indirilmiş bir kitap. Göğsünde onunla uyarmak ve müminlere mesaj olması hususunda bir sıkıntı olmasın. Ayrıca kitabın; apaçık, eksiksiz, evrensel, korunmuş, kılavuz, ihtilafları çözücü, hakla batılı ayırt eden, hikmetli, mübarek, çelişkisiz, hatırlatma, aydınlatıcı ve kolaylaştırılmış olduğunu herhangi bir karşı koymaya meydan bırakmayacak ölçüde mühürlediği için, kitabın tek hüküm kaynağı olduğu noktasında karşılaşılabilecek içeride ve dışarıdaki her türlü itirazın önünü önceden alır. 3:23 Kitaptan kendilerine bir pay verilenleri görmedin mi? Aralarında hüküm vermesi için ALLAH’ın kitabına çağrılıyorlar da sonra içlerinden bir kısmı geri dönüyor. İşte onlar yüz çevirenlerdir. [1] Arapçada “evliya” kelimesi “veli”nin çoğuludur. Ancak dilimizde evliya kelimesi galat-ı meşhur olarak tekil addedildiğinden, bizde meşhur kullanımı yansıttık. Aynen alim-ulema, akil-ukala, fakir-fukara, tıfıl-etfal vs örneklerinde olduğu gibi.
|
Hüküm Yalnız Allah'ındır isimli kitabımıza göstermiş olduğunuz yoğun ilgiden dolayı çok teşekkür ederiz.

