|
Aslında erken dönemde fıkha ve muamelata dair konularda makaleler yazıp neşretmek gibi bir niyetimiz yoktu. Çünkü Hanif mesaj, tam anlamıyla anlatılmadan, akidede bir birlik oluşturulmadan, usul ve metot hususunda bir uzlaşı sağlanmadan bu gibi tartışmaların havanda su dövmekten öte olmayacağını biliyorduk. Ancak tesettür konusunda bu prensibimizi çiğnemek zorunda kalıyoruz. Hele piyasada Kurancılık yapan ciddi bir yekunun Kuran’ın açık emri başörtüsüne karşı kutsal cihat ilan etmeleri bize artık bu konuyu ötelemeye dair hiçbir şans vermiyor. |
|
Devamını oku...
|
|
|
DIŞ ELBİSE (MANTO / CİLBAB) |
|
(33:59) Başörtüsü düşmanlarının hiç değinmedikleri bir ayettir. Görmezden gelişlerinin sebebi basittir. Kuran, hiç kimsenin itirazına mahal vermeyecek bir şekilde kadınlara evden çıktıklarında bir dış elbise giymelerini farz kılmıştır. Önce ayete bir bakalım: 33:59 Ey peygamber, eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına mantolarını giymelerini söyle. Bu tanınmaları ve incitilmemeleri için en uygundur. ALLAH bağışlayan ve şefkatli olandır. |
|
Devamını oku...
|
|
Batı her türlü değerini tüketime açmakla beraber kadınlarını da bundan geri tutmadı. Kadınlar, tüketim objesinin temeli haline getirildi. Hem tüketilen hem de tüketen artık kadındı. Önce çırılçıplak edilip şehvetperest erkeklerin sofrasına konuldu. Günümüzde reklâmların çoğunluğu kadın sömürüsüne hitap eder. Hemen hemen her filmde konu alakasız bir şekilde cinselliğe getirilir. Gazetelerin arka sayfalarında çıplak bir manken ve altında alakasız birkaç cümle olması artık olmazsa olmazdır. Televizyon ve turizm sektörünün tamamı çıplaklık ve cinsellik üzerine kurulmuştur. Ta Antalya’ya kadar gelip denize girmeden havuza girenler sizi şaşırtmasın. Sanki başka yerde havuz yokmuş gibi. Sistem kadınları kasap vitrinindeki ete, erkekleri de kapı önündeki kedilere dönüştürmüştür. Günümüz koşullarında bir kadının işe alınması için en temel özellik fiziğinin düzgün olması ve açık saçık giyinmesidir. |
|
Devamını oku...
|
|
|
|
|
|