Hanif Murat

Hüküm Yalnız Allah'ındır!

Anasayfa Kitabın Yankıları SENİN DEDEN EVLİYA İDİ, EHLİ TASAVVUFTU!
SENİN DEDEN EVLİYA İDİ, EHLİ TASAVVUFTU!

Sünnet yok, hadis yok, tasavvuf yok biz vebal altındayız… Keramet de yok… 

Yusuf Baba Hazretlerinin öldükten sonra kalbinin Allah diye zikrettiği, musallada yıkanırken peştemali düşmesin diye eliyle peştemalini tuttuğu da benim uydurduğum yalanlardan biri… 

Peki, Said Çekmegil, Yusuf Baba'yı Avni Baba dan iyi tanıyor öyle mi..Maşallah.. 

Sen: "Eğer sizin anlattığınız gibi biri ise cehennemlik" diyorsun değil mi? Sen Koca Kutub a böyle diyorsun hem de deden…  

İsmail Hatip Erzen gibi tasavvuf düşmanı bir adam bile Yusuf Baba'ya bir şey dememiş. 

Madem Yusuf Baba ehli tasavvuf değildi, niye senelerce Ciminli Süleyman Baba Hz.lerine hizmet etti. Hadi hepsini geç, Avni Baba’yı sil, Fadıl Baba'yı sil,Yusuf Baba'yı sil, tasavvufu sil. Sen İmam ı Azam’a bile hakaret ediyorsun gözüm, ben sana ne diyeyim… 

Peygamber Efendimiz'in şefaatini bile inkâr ediyorsunuz. O’na öldü diyorsunuz. Ne demek sünnet yok. O zaman kafamıza göre namaz kılalım. Mesela ben 2 vakit kılacağım.. Olur değil mi? Senin deden evliya idi ehli tasavvuftu... 

Yani Hadis, sünnet, tasavvuf yalan... İngilizlerin çıkardığı selefilik doğru… Maşallah!

 

KEMALETTİN ÖZELÇİ   

 

 

Bak güzel kardeşim; Hanifliği bilmediğini söylemiştim. Ancak sen bu yazdıklarınla beni iyice şaşırttın. Maalesef sen İslam’ı da hiç bilmiyormuşsun. Tamamen hamaset kokan, cahil cühela meczupların bile sahip olmadığı bir dille bana feryat figan etmişsin. Türkçenin bozukluğuna ve ilkokul öğrencilerinin bile yapmayacağı dilbilgisi hataları yapmana değinmiyorum bile.[1] Velhasıl bu yazdıklarını bir üniversite mezununa hiç yakıştıramadım.  

Her gün benzer tonajda onlarca mail alıyorum. Okuduklarıma kâh gülüyorum, kâh Müslümanların cehaletini görünce kahroluyorum. Aslında bu yazdıkların, getirdiğin deliller, mantıksal çıkarımların, bir satır cevabı bile hak etmiyor. Ancak aramızdaki hukuka binaen belki öğüt alırsın diyerek klavyem kendiliğinden dökülüyor… 

Sana öncelikle bir öğüt vereyim: Yusuf Baba ve kerametleri meselesini öyle sağda solda anlatma. Binde bir bile olsa karşına az biraz kafası çalışan bir adam gelir de sana gülerler. Keramet hikâyeleri tamamen trajikomik masallardır. Şöyle sağlam kafayla sekura halinden çıkmış kim etrafına bakarsa bunların tamamen düzmece ve uydurma olduğunu anlar. Şeyh uçmasa bile sizin gibi müritler uçurur… 

Madem bu şeyhlerinizin bu tarz yetenekleri var, o zaman birisi bir gece manevi âlemde gidip o Bush’un gözünü çıkarsa ümmet için fena mı olurdu? Ümmet dört bir taraftan kan ağlarken sizin evliyacıkların kimseye faydası olmayan çakma kerametlerini gerçekmiş gibi ciddi ciddi savunman gülünçtür.  

Nedense bu Yusuf Baba kerametleri hep o öldükten sonra ortaya çıkan şeyler olması sana enteresan gelmiyor mu? Yoksa “ölü put herkes için iyidir.” kuralı burada da mı iş görüyor? Senin Kutub [2] dediğin kişi yaşarken kendisine bile ne bir yararı ne de bir zararı olan, kendi halinde ama bir kimse idi. Geride iki yetim ve birkaç el yazması kitaptan başka bir şey de bırakmamış bir gariban… 

Öyle bir üslubunuz var ki insan “ne mübarek dedem varmış. Tam posta oturmanın zamanıdır.” demeden edemiyor J Ne yani biz de Şaşmaz ailesi gibi mi yapalım? Tasavvuftan ve şeyhlikten alabildiğine nemalanalım ama dizimizde içki içmekten, açık saçık kadınlarla öpüşmekten imtina etmeyelim. Siz Yusuf Babanın Torunu ve İslam’ın bilfiil içersindeki Hanif Murat’a veryansın edeceğinize, onun arkadaşı Tayyar Baba’nın Torunu Necati’nin (Polat Alemdar) de bir kulağını çekseniz fena mı olur? Yoksa onlar adam öldürmekten tutun da içkiye, çıplaklığa ve fuhşa vb her türlü melanete hiçbir şekilde karşı durmayan kerameti kendinden menkul, karısının başı açık “Ömer Efendi” adında bir sufi karakter ortaya attıkları için hâlâ ihvan arasındalar mı?  

İsmail Hatip Erzen demek ki Yusuf Babayı sizin gibi değerlendirmemiş ki onu eleştirmiyor. Ancak gene söyleyeyim; eğer Yusuf Baba sizin anlattığınız gibi birisi ise “ben kutubum, ben evliyayım, benim böyle kerametlerim vardır.” gibisinden sözler sarf etmişse tereddütsüz kâfirdir. Böyle bir durumda değil dedem, babam bile olsa ben ondan beriyim nokta. 

İmam-ı Azam derken Numan b. Sabit’i kastediyorsun galiba. Şunu bil ki biz Müslümanların İmam-ı Azamı, ilk imamı babamız Hz. İbrahim’dir (2:124) ve diğer Kuran’da ismi geçen peygamber efendilerimizdir. Onların haricindeki kimse eleştirilemez ve tartışılamaz değildir. Kuran’a uygun söylevleri baş tacı, diğerleri ise ayaklarımızın altındadır. Ayrıca sizin bu İmam-ı Azam dediğiniz, Yaşar Nuri’nin Mustafa Kemalle eş değer gördüğü İmam mı? Hangi Numan’dan bahsediyorsun biraz açman gerek…. 

Diğer ithamlarına gelirsek; 

Şefaat diye bir olgunun asla vuku bulmayacağını ben değil ALLAH kitabında söylüyor. (39:43-44; 2:48; 2:254; 6:51; 6:70; 6:94; 10:18; 30:13; 32:4) 

Ne yani Hz. Muhammet (asvs) vefat etmedi mi? (3:144) Lütfen bu söylemlerinizle “Atatürk ölmedi kalbimizde yaşıyor.” diyenlerden ne farkınız var? 

Namazı ALLAH’ın size öğrettiği gibi kılmalısınız. (2:239) O’nun haricinde kimden öğrendiğinizi iddia ediyorsanız edin namazınız batıldır. Ayrıca dine dair; zikir, def, keramet, kutub, gavs, evliya, tesbihat, çile gibi uygulamalarınız kafanıza göre değil mi? Siz zaten kafanıza göre takılıyorsunuz. Bari delilsiz mesnetsiz amel etmeyenlere saldırmayın.  

İngilizlerin çıkardığını iddia ettiğiniz selefiliğe (vahabilik) gelirsek; beni selefi olarak yaftalamanız hoyratça eleştirdiğiniz Vahabiliği ve Hanifliği hiç bilmediğinizi gözler önüne seriyor. İnsan en azından eleştirdiği akımlara dair ansiklopedik de olsa en basit temel malumatlara sahip olur. Yoksa da susar. Siz hayatınızda hadisleri inkâr eden bir Vahabi gördünüz mü? Gerçek şu ki İngiliz casuslarına mal ettiğiniz bu akım, hadise de sünnete de siz sufilerden 100 kat daha bağımlıdırlar ve amel ederler.  

İngiliz casusları iddianız da gerçekten ilmi temelden tamamen yoksun safça ve çocukça. Size daha tarihte İngiliz milleti bile oluşmadan ortaya çıkmış İbni Teymiye’den bahsetmeyi zül olarak adlandırıyorum. Ancak İngilizlerin çıkardığı dediğiniz Vahabiler, dünyanın her tarafında tüm tağut sistemler tarafından kara listeye eklenmiş ve her türlü koğuşturmaya ve katliama tabi tutulurken, Sufilerin tüm bu tağut sistemleri tarafından desteklenmesi sizin için bir anlam ifade etmiyor mu? İftira atarken bile mesnetli atın. Kimin Amerikalılar ve İngilizler tarafından palazlandığını görmek için zeki olmaya bile gerek yok.  

Neyse bu mevzular gerçekten çok uzun ve derindir. Sana naçizane tavsiyem hamasete ve heyecanına kapılmadan önce Kuran’ı Kerimi bir yüzünden okumandır. Ve korkmadan cesaretle atalarından aldığın her şeyi Kuran süzgecinden geçirmendir.  Yoksa yarın çok geç olabilir. Ve kimse de ALLAH’ın elinden seni ve senin gibileri kurtaramaz.  

Selam hidayete tabi olanlara olsun.

HANİF MURAT 

 

[1] Gramatik açıdan berbat bir durumdaki bu mektubu siteye alıntılarken şekilsel olarak düzenlemek zorunda kaldık.

[2] Kutub: tasavvufta mana aleminde dünyayı yöneten her türlü doğa yasasından farklı olabilen, dilerse deprem, sel, yangın gibi felaketler çıkartan yahut durduran velhasıl yeryüzünde yaşayan birer Tanrı olarak ramzedilen büyük evliyalardır. Hatta öldükten sonra bile dünyaya etkileri bulunur…

 

Bu sitedeki tüm materyaller Allah rızası için vakfedilmiştir. Kaynak göstermek koşuluyla, izne gerek duyulmadan her türlü iktibası yapabilirsiniz.

www.hukumallahindir.com 

 

Hüküm Yalnız Allah'ındır isimli kitabımıza göstermiş olduğunuz yoğun ilgiden dolayı çok teşekkür ederiz.